|
Yüzölçümü : 2260
km2
Nüfusu : 126.117
İlçe Merkezi :
82.633
Köyler : 43.484
Rakımı : 1050 m.
EREĞLİ
Ereğli, İç
Anadolu’nun
Güney ucunda ve
Konya ovasının
Toroslarla
buluştuğu
vadide kurulmuş,
denizden
yüksekliği 1054
m. ve alanı 2260
km2
olan çok eski
bir yerleşim
merkezidir.
Akdeniz ve Güney
Doğu
Anadolu'dan
gelen yolları
bir birine
bağlayan geçiş
noktasına hakim
durumdaki geniş
ova üzerine
kurulmuş önemli
bir kavşak
noktası olması
nedeniyle,
tarihin bilinen
ilk
devirlerinden
beri
uygarlıkların
Doğudan Batıya
geçişine
şahitlik etmiş,
çoğunun
etkisini
bünyesine
katarak eski bir
şehirleşme
kültürünü,
tarihi eserlerle
birlikte
günümüze
aktarmıştır.
Belediyemiz 1870
yılında kurulmuş
ve günümüze
kadar 54
Belediye Başkanı
bu görevi
yürütmüştür.
İlçe merkezinin
bugünkü nüfusu
100 binin
üzerindedir.
Şehir merkezi
iskan alanı 65
km2.
Ereğli
geçmişten
günümüze
uygulanan
başarılı imar
planı ile modern
bir şehir haline
gelmiş su,
kanalizasyon
doğalgaz ve yol
altyapısı ise
büyük ölçüde
tamamlanmıştır.
SOSYO
KÜLTÜREL VE
EKONOMİK
YAPI
Sevecen,
gelişmelere
açık,
konuksever
ve engin
kültürlü
insanların
şehri
halindeki
Ereğli,
hareketli
sosyal
yaşamının
yanında
ekonomik
anlamda da
yüksek bir
potansiyeli
bünyesinde
taşımaktadır.
Zengin su
kaynağı ile
geniş ve düz
bir araziye
sahip olan
şehrimiz,
aynı zamanda
kara ve
demiryolları
ana hatları
üzerinde
kurulmuş
olması ve
liman
kentlerine
yakınlığı
nedeniyle
büyük bir
gelişme
sürecine
elverişli
konumdadır.
Şehrin temel
geçim
etkinliğinin
tarım ve
hayvancılık
olmasına
rağmen daha
çok bu
etkinliklere
paralel
olarak son
dönemde
başta
tekstil,
organize
sanayi
bölgeleri,
süt ve süt
ürünleri
tesisleri,
meyve suyu
fabrikaları,
un ve şeker
fabrikası
olmak üzere
Ereğli’miz
hızlı bir
sanayileşme
süreci
yaşmaktadır.
EREĞLİ
TARİHİ
Ereğli’de
bilinen
tarihin ilk
sayfasını
Hititler
oluşturur.
Şehir Ön
Hititler
tarafından
kurulan
Tuvana
Krallığına
başkentlik
etmiştir. Bu
devrin
anısını
İvriz’de
bulunan Kaya
Anıtı
günümüze
kadar gelmiş
bir tarihi
vesikadır ve
dünya’nın
ilk yazılı
tarım
anıtıdır.
Mitanniler,
Asurlar,
Persler,
Makedonyalılar,
Bergamalılar,
Romalılar ve
Bizans
Devirlerini
yaşayan
Ereğli
tarihinin,
Medeniyet
Tarihi
içinde
kesintisiz
bir örnek
olduğunu
söylemek
mümkündür.
M.S. 806
Yılında
Halife Harun
Reşidin
orduları
tarafından
fethedilen
Ereğli
artık yeni
bir din ve
sistemle
tanışmış
oluyordu.
Şehrin
Türkler
tarafından
alınışı 1077
yılında
Selçuklular
tarafından
gerçekleştirildi
ve günümüze
kadar olan
tarih
sürecinde
şehir hep
Türk
hakimiyetinde
kaldı. Ancak
Ereğli,
stratejik
konumu
nedeniyle
Türk
Devletleri;
özellikle de
Osmanlılar
ile
Karamanoğulları
arasında sık
sık el
değiştirmiş,
1475 yılında
ise kesin
Osmanlı
hakimiyetine
katılmıştır.
Bugün
Ereğli,
çağdaş
Türkiye
Cumhuriyetinin
umut dolu
geleceğine
paralel
olarak hızla
büyüyen ve
her alanda
gelişme
ufkuna
sahip, güzel
ve modern
bir şehir
durumundadır.
GÜNÜMÜZE
ULAŞMIŞ
TARİHİ
ESERLERDEN
BAZILARI
İVRİZ KAYA
ANITI
(HİTİT
KABARTMASI)
En eski
medeniyetlerden
biri olan
Hititler
dönemine ait
bu Kaya
Anıt, bugüne
ulaşmış çok
değerli bir
tarihi
eserdir. M.Ö.
1200-742
yılları
arasında Ön
Hititler
tarafından
kurulan ve
Başkenti
Ereğli olan
Tuvana
Krallığı
devrinde
inşa edilen
bu anıt
4.20x2.40m.
ebatında ve
kaya zemin
üzerine
kabartma
tekniği ile
yapılmış
tipik bir
Hitit devri
eseridir.
Dönemin yarı
tanrı kralı
Warpalawas’a
Krallığın
Baş Tanrısı
Tarhundas
tarafından
üzüm salkımı
ve buğday
başağı
verilişini
tasvir
etmektedir.
Tuvanalılarda
Tarhundas
bereket ve
barış
tanrısıdır.
Onun Kral
Warpalawas’a
sunduğu
üzüm ve
buğday da
bereketi
simgelemektedir.
ROMA
HAMAMI
KALINTILARI
Roma
Medeniyeti
eserlerinden
olan hamamın
günümüze
ulaşan
kısmı,
düzgün kesme
taş ve arası
hatılla
örülü
duvarlardan
ibarettir.
ULU
CAMİİ
Selçuklu
Mimarisinin
güzel
örneklerinden
biri olan bu
cami,
dikdörtgen
planlı ve
orijinali
toprak damlı
olarak
yapılmıştır.
Karamanoğlu
Mehmet Bey
tarafından
1426 y1l1nda
yaptırılan
camide geniş
bir cemaatin
bir arada
ibadet
etmesi
amaçlanmıştır.
Caminin
minaresi ise
Anadolu
Selçuklu
Sultanı I.
Mesut
tarafından
önceleri
gözetleme
kulesi
olarak 1116
yılında inşa
ettirilmiştir.
Bu yapı daha
sonra yanına
yapılan
camiyle
minare
olarak bir
bütünlük
oluşturmuştur.
Minare 40 m.
yüksekliğindedir
ve 8 köşeli
kaide
üzerine
dikilmiştir.
Ulu Cami,
tarihi eser
olmasının
yanında bu
gün de cami
olarak
ibadete açık
bulunmaktad1r.
RÜSTEMPAŞA
KERVANSARAYI
Ünlü Türk
Mimarı,
Mimar
Sinanın
eseridir.
Kanuni
Sultan
Süleyman
döneminde
(16.yy)
Damat Rüstem
Paşa
tarafından
yaptırılmıştır.
Türk-İslam
Devlet
geleneğindeki
sosyal
dayanışma
anlayışına
uygun
olarak,
yolcu
kervanlarının
ücretsiz
konaklaması
ve diğer
ihtiyaçlarının
karşılanması
amacıyla
yapılmış
bir sosyal
tesistir.
54x29m.
Ebatlarındaki
çok büyük ve
sanat
değeri
yüksek bu
eser,
geçmişin
zengin
hatıralarını
ve burada
yaşayanların
muhteşem
iyilik
duygularını
bugüne
taşıyarak
şehrimizin
dokusunu
güzelleştirmeye
devam
etmektedir.
CEMİL BEY
KONAĞI
Osmanlı
Devletinin
son
döneminde
yapılan bu
konak
Türklerde
görülen
geleneksel
aileleri (üç
kuşak aile
fertlerinin
bir arada
bunmasından
oluşan
sosyal grup)
barındıran
büyük
evlerin en
güzel
örneklerinden
biridir.
Zemini taş,
üst katlar
ahşap ve
kerpiçten
oluşmakta,
aynı zamanda
dönemin Türk
Evlerinin
tipik
özelliği
olan cumbası
da konağın
estetik
mimarisini
tamamlamaktadır.
Yukarıda
bahsedilenler,
Ereğli’nin
sosyo
kültürel
yapısı,
tarihi,
doğal ve
kültürel
dokusu
hakkında
sadece özet
nitelikteki
bilgileri
içermektedir.
Ereğli’ye
yolu
düşenler
bunların
yanında
Belediyenin
halkın
hizmetine
sunduğu
park ve
bahçeler ile
çok geniş
bir alana
yayılmış,
doğayla iç
içe piknik
yapılan ya
da havuz ve
restorantından
yararlanılan
Atatürk
Kültür Parkı
gibi sosyal
tesislerle
de
karşılaşacaklardır.
TARIM
Çok geniş bir
arazide kurulan
Ereğli’de
tarımsal üretim
alanı 109.000
hektar olup
bunun 39.000
hektarı
sulanabilmektedir.
İvriz’de kurulan
baraja bağlı
sulama kanalları
ile sulu tarımın
yaygınlaştırılmasına
çalışılmaktadır.
Ereğli’de
tarımsal üretim;
Tarla Bitkileri,
Bağ-Bahçe Tarımı
ve Sebze Tarımı
olmak üzere üç
ana kana kolda
yürütülmektedir.
TARLA
BİTKİLERİ
Geniş Ereğli
Ovasının en
yaygın ve
büyük çaplı
tarımsal
etkinliği
buğday ve
arpa
ekiciliğidir.
Sanayi
bitkisi olan
şeker
pancarı
yanında,
baklagiller
ve
hayvancılık
sektörünün
ihtiyacını
karşılamak
üzere yem
bitkileri de
tarım
üretiminin
önemli
çeşitlerini
oluşturmaktadır.
Buna göre
tarla
bitkilerinin
çeşitleri
ürün
kapasitesi:
Hububat
(buğday,
arpa, yulaf,
çavdar) 1999
yılı
itibariyle
toplam
tahmini
üretim
220.000
ton,
Baklagiller
(nohut,
fasulye,
mısır,
mercimek)
1999 yılı
itibariyle
toplam
tahmini
üretim
7.000
ton, Sanayi
Ürünleri (
şeker
pancarı,
ayçiçeği)
1999 yılı
itibariyle
toplam
tahmini
üretim
130.000
ton, Yumrulu
bitkiler
(patates,
soğan,
sarımsak)
1999 yılı
itibariyle
toplam
tahmini
üretim
16.000
ton, Yem
Bitkileri
(yonca, fiğ)
1999 yılı
itibariyle
toplam
tahmini
üretim
60.000
ton,
düzeyindedir.
MEYVE TARIMI
Torosların
eteklerindeki
vadilerde ve
şehir
çevresindeki
bahçelerde
meyve
yetiştiriciliği
yaygındır.
Özellikle
kiraz ve
elma
Ereğli’nin
ülke
genelinde
tanınan
meyveleridir.
Bunların
dışında
şeftali,
vişne ve
armut gibi
meyveler de
yetiştirilmektedir.
Buna göre
elma, kiraz,
armut,
şeftali ve
kayısı başta
olmak üzere
geniş bir
ürün
yelpazesinde
1999 yılı
itibariyle
toplam
tahmini
üretim
31.000
ton olarak
gerçekleşmiştir.
SEBZE TARIMI
Bamya,
biber,
domates,
fasulye,
kavun ve
karpuz
ilçemiz
sebzeciliğinin
bazı türleri
olup
bunların
üretimi
şehir içi
ihtiyacın
yanında dış
pazara da
yönelebilmektedir.
Sebze
türlerinin
1999 yılı
itibariyle
toplam
tahmini
üretimi
42.000
ton
civarındadır.
HAYVANCILIK
SEKTÖRÜ
Ereğli’de
hayvancılık
halkın en
başta gelen
uğraşlarından
biridir.
Küçük ve
büyükbaş
hayvan
yetiştiriciliği,
bunlara
bağlı olarak
et, süt,
deri, bal ve
yumurta
üretimi
büyük
boyutlara
ulaşmıştır.
Bu ürünleri
işlemek
üzere
kurulan
entegre
tesisler
halkın ürün
pazarlama
sorununu
ortadan
kaldırarak
üretimi
teşvik edici
rol
oynamaktadır.
SANAYİ
Genel olarak
tarım ve
hayvancılık
sektörünün
yaygın
olduğu
Ereğli’de,
Sanayi
tesislerinin
yapılanması
da bu
sektörlere
paralel bir
gelişme
sergilemiştir.
Başlıca
Sanayi
tesisleri
tekstil
fabrikaları,
süt ve süt
ürünleri
fabrikaları,
un
fabrikası,
Belediye
Tuğla
Fabrikası,
meyve suyu
fabrikası ve
şeker
fabrikasıdır.
Ayrıca
yöremize
özgü bir
meyve olan
beyaz kiraz
işleme
tesisi
yabancı
girişimci
eliyle
işletilmektedir.
Bunların
yanında
ilçemizde 1.
Organize
Sanayi
Bölgesi
tamamlanmış,
2. Bölgenin
alt yapı
çalışmalarına
da
başlanılmıştır.
Aile
İşletmeleri
halindeki
halı ve
kilim el
dokumacılığı
da çevre
köylerin
yaygın
iktisadi
faaliyetlerinden
biridir.
SAĞLIK
İlçe halkının
sağlığının
yaygın ve etkili
bir şekilde
korunması ve
tedavilerinin
sağlanabilmesi
amacıyla sağlık
hizmetleri
kesintisiz bir
şekilde
yürütülmektedir.
Bu kapsamda 2
adet Devlet
Hastanesi şehrin
önemli sağlık
kuruluşlarıdır.
Devlet
Hastanesine
bağlı 9 sağlık
ocağı ile de
çevre beldelerin
halkına yerinde
ve öncelikle
koruyucu sağlık
hizmetleri
verilmekte,
rahatsızlıkların
tedavisi için en
küçük yerleşim
birimlerine bile
sağlık
yatırımları
götürülmektedir. |