LABORATUVARDA

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR

 

1)

Acil durumlarda yapılması gerekenleri öğrenmelisiniz.

2)

Laboratuvarda yiyecek ve içecek bulundurulmamalısınız.

3)

Laboratuvarda sigara içmeyiniz.

4)

Laboratuvarda çalışırken mutlaka önlük giymelisiniz.

5)

Asit, bazların ve zararlı maddelerin etkilerine karşı koruma sağlamalısınız.

6)

Laboratuvarda gerektiğinde gözleri korumak için gözlük kullanmalısınız.

7)

Gerekli durumlarda ellerinizi korumak için eldiven kullanmalısınız.

8)

Görevliler tarafından başka şekilde söylenmedikçe kimyasal maddelere dokunmamalı ve tadına bakmamalısınız.

9)

Kimyasallarla çalışıldıktan sonra mutlaka ellerinizi yıkamalısınız.

10)

Toksik kimyasallar ve kolay buharlaşabilen maddelerle çeker ocak içerisinde ve dikkatle çalışmalısınız.

11)

Çalıştığınız masanızı çalışma esnasında temiz tutmalısınız ve laboratuvardan çıkarken masanızı temizleyerek çıkmalısınız.

12)

Tüpü ısıtma işlemi tüpü 450’lik bir açı ile ve tüpün ağzının kimsenin olmadığı tarafa bakacak şekilde tutarak yapmalısınız.

13)

Deney esnasında beklenmeyen bir durum ortaya çıktığında laboratuvardaki görevliye hemen haber vermelisiniz.

14)

Reaktif kaplarının kapaklarını reaktifi aldıktan sonra hemen kapatmalısınız.

15)

Her kullanımdan sonra laboratuvar reaktifleri ve kimyasallar raflarına yerleştirilmeli, reaktif şişeleri daima temiz tutulmalı ve tüm kimyasalların etiketlerini bulunmalısınız.

16)

Teraziyi ve etrafını temiz tutmalısınız.

17)

Deneyde oluşan çökelekleri ve katı maddeleri kesinlikle lavobaya dökmemelisiniz.

18)

Atıkları laboratuvar görevlilerinin gösterdiği yerlere atmalısınız.

19)

Laboratuvarda yangın söndürücülerin yerini ve nasıl kullanılacağını öğrenmelisiniz.

20)

Laboratuvarda görevli kişiye danışmadan deneyi bırakarak gitmemelisiniz.

 

 

 

 

 

 

LABORATUVAR KAZALARI, ZEHİRLENMELER VE KORUNMA YOLLARI

Asitlerle oluşan kazalar: Asitlerin cilt ve giysilerle temas etmesi halinde bölge, akan su altında uzun süre yıkanmalıdır. Asitlerin yutulması halinde kusmak doğru değildir. Hemen magnezyum oksit süspansiyonu içilmelidir. Asit buharı solunması halinde, gazlarla zehirlenme tedbirleri uygulanır. Ağız ve burun su ile yıkanır.

 

Bazlarla oluşan kazalar: Baz ile temas eden cilt ve giysi bol su ile yıkanır. Yıkama işlemi %1'lik asetik asit çözeltisi ile tamamlanır(Seyreltik asit ve baz çözeltileri  zarar verecek denli tahriş edici değildir).

 

Gaz Zehirlenmeleri: Bütün kazalarda soğukkanlı olmak ve hastanında soğuk kanlı olmasını sağlamak gerekir. Hasta derhal açık havaya çıkarılmalı, derin nefes alışverişi ile ciğerlerinin boşalması sağlanmalıdır. Hastayı kusturmaya, su ve diğer gıdalar verilmeye çalışılmamalıdır. Ağır durumlarda başı yana dönük, yüzükoyun yatırılmalı ve doktora haber verilmelidir. Ağızda kuruma ve acılaşma, baş dönmesi, bulantı ve boğazda yanmalar zehirlenme belirtileridir.

 

Zehirli Madde Yutulması: Gırtlağa parmak sokularak yada tuz çözeltisi içirilerek zehirli madde derhal çıkartılmalıdır. Zehirlenmeye neden olan madde adı öğrenilerek hemen doktora başvurmalıdır.

 

Yanıklar: Yanık yeri acı veriyorsa, buz ile soğutulur. Soğuk su ile yıkanarak tanen yada zeytinyağı sürülür. Temiz bir bezle hafifçe bandajlanır. Hastaya sık aralıklarla soğuk su içirilir. Yara yeri bir plastik torbaya konan buz ile dışarıdan soğutulabilir. Bütün ilkyardım işlemlerini doktora başvurma izlemelidir. İlk Yardımın bir tedavi olmadığı unutulmamalıdır.

 

Kesikler: Kesik yaralanmalarında bir litre kan kaybı ciddi bir tehlikeyi ifade eder. Yaralanmalarda kanamanın durdurulmasına çalışılmalıdır. Yara oksijenli su ile temizlenmelidir. Yaralı uygun bir şekilde yatırılır. Kanayan organ yukarı kaldırılır. Temiz bir bezle yara üzerine 10 dakika basınç (başparmakla) uygulanır. Eğer yara ikiye ayrılıyorsa iki taraftan basınç uygulanarak kenarların bitişik durması sağlanır. Kanama durmuyorsa ana damarlara basınç uygulanmalıdır.

 

Baz veya asidin göze sıçraması: Derhal bol su ile yıkanmalı ve göze merhem sürülmelidir.

Brom ve klorla zehirlenme: Pamuğa damlatılmış mutlak alkol koklanmalı açık havada solunum yapılmalı. Doktora gidilmelidir.

Etil alkolle zehirlenme: Mide lavajı, sun'i teneffüs yapılmalı, koyu kahve içirilmeli, sıcak banyo ve sonra soğuk duş yaptırılmalıdır.

TEHLİKE SEMBOLLERİ VE ANLAMLARI

 

 

E

 

Patlayıcıdır. Patlayıcı kimyasallar için kullanılır. Vurma, sürtünme, kıvılcım, alev  ve ısınmaya maruz kalmamalıdır.

 

 

O

 

Yanabilir özelliklere sahip organik maddeleri gösterir. Yanabilir olan bu

malzemeler alev alabilir veya yanabilir. Yanabilir maddelerle karıştırıldıklarında patlayabilirler. Yanan maddelerle teması önlenmelidir.

 

T+

T

 

Çok zehirlidir. Ağız, deri ve solunum yolu ile zehirlenmelere yol açar.

Tüm vücut ile temas ettirilmemelidir.  Kanser riski taşır.

 

Xn

Zarar vericidir. Ağız, deri ve solunum yoluyla uzun süre maruz  bırakılmamalıdır. Tüm insan vücudu ile teması engellenmelidir. Kanser riski taşır.

 

F+

Kuvvetli alev alıcılar için kullanılır. Alevlenme noktası sıfır derecenin altı ve  kaynama noktası maksimum 35 derece olan sıvılar. Çıplak alev, kıvılcım ve ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır.

 

 

Çok kuvvetli alevlendirici olmayandır.  Alevlenme noktası 21 derece altında olan sıvılar. Ya da sıvı şartında olan gazlar. Su ile veya nemli hava ile temas eden kimyasallar alev alabilen gazlardır.

 

 

Deride hasar yapar. Gözleri ve deriyi korumak için özel önlemler almak gerekir. Buharı solunum yoluyla alınmamalıdır.

 

 

Gözlerde önemli hasar yapar. Deriye belirli bir süre maruz kaldığında deride yanma veya solunum sisteminde tahriş yapar. Gözler ve derinin temasından kaçınılmalıdır. Buhar solunum yoluyla alınmamalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

LABORATUVAR MALZEMELERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Text Box: Çift kıskaç

 

 

 


 

KAPALI KUTU DENEYİ

İnsan zekası haberleşme yeteneği ile birleşince çevresinden aldığı duyumlara kendisi için son derece faydalı cevapları verme imkanını sağlar. İnsan, çevresi hakkında edindiği bilgileri biriktirir, bu bilgileri sınıflandırır ve onlarda düzenlilik arar. Bu düzenliliklerin nedenini merak eder ve bulduklarını sonraki kuşaklara aktarır.

Bilimsel çalışmanın temel basamakları şunlardır.

1) Gözlemlerden elde edilen bilgilerin biriktirilmesi, bu bilgilerin sınıflandırılması ve onlardaki düzenliliklerin araştırılması.

2) Düzenliliklerin nedeninin araştırılması, bulunan sonuçların başkalarına ulaştırılması ve haber verilmesi

İnsanların meraklarını giderme ihtiyacı onları gözleme yöneltmiştir. Bu gözlemlerde bilimsel çalışmaların temelini oluşturmuştur. Ancak gözlem kendisine etki eden şartları dikkatle kontrol edildiği zaman yararlı olur. Eğer gözlemler rastgele yapılırsa elde edilen sonuç olması gerekenden çok farklı olabilir.

            Gözlem sözü, gözle bakmaktan çok ileri bir anlam taşımaktadır. Dikkatin bir noktaya toplanmasının ayrıntılara dikkat edilmesini gerektiren, maharet ve çok kere sabır hatta alışkanlık isteyen bir iştir. İyi bir deneyci, kontrol edilmesi gerekli şartlar bulmaya çok dikkat eder. Deneyin başarısı çok kere bu şartları kontrol etme yeteneğine bağlıdır.

            Günümüz bilimi, sorularının cevaplarının bulanabilmesi için uygun gözlem ve deneylerin yapılmasıyla doğmuştur.

Deneyin Yapılışı

            Bu deneyde size içinde muhtemelen bazı cisimler bulunan kapalı bir kutu verilecektir. Kapalı kutu hakkındaki fikirlerinizi öne sürerken aşağıdaki izleyeceğiniz ve her aşama sonucunda gruplar tarafından elde edilen bulgular tahtaya işlenerek, tartışılacaktır.

1) İlk olarak elinizdeki kutu içinde herhangi bir şey olup olmadığını uzaktan bakarak anlamaya çalışacaksınız. Bu durum ilk bakışta garip gözükebilir. Fakat burada amaç bilinmeyen herhangi bir şeye insanların ilgisinin nasıl doğduğunu ortaya koymak ve insanların bilinmeyeni açıklama yönünde girişimlerinin nasıl başladığına örnek olmaktır.

2) Daha sonra kutuyu açmadan tartma işlemi yapılır ve elde edilen sonuç diğer gruplarla karşılaştırılır. Burada amaç, diğer gruplarda bulunan kutuların kütleleri ile karşılaştırılarak kutuların benzer özellikte olup olmadıklarının ortaya çıkartılmasıdır.

3) Bu aşamada kutu bir yöne sallanarak, içinde olabilecek madde yada maddelerin şekilleri hakkında bilgi edinmektir. Burada madde yada maddelerin sürüklenme seslerinden yararlanarak boyut veya şekilleri hakkında birşeyler söylemek mümkün olacaktır. Daha sonra kutu her iki yönde de sallanarak şekil hakkında daha fazla bilgi edinilebilir. Bu basamakta kutudaki maddelerin şeklinin yanısıra maddelerin sayıları hakkında da bilgi edinmek mümkün olabilir.

            Bu ilk üç aşamayı her grup kendi masasında kutuları açmadan gerçekleştirmiş olacaktır. Bundan sonraki aşamalarda tek bir kutu üzerinde yoğunlaşılacaktır.

4) Kutulardan bir tanesi seçilerek herkesin rahatça izleyebileceği bir yere alınır. Sınıftan seçilen bir öğrencinin gözleri kapatıldıktan sonra kutu açılır ve bu öğrencinin tek tek kutudaki malzemeleri yoklayarak, malzemeler hakkında tahminlerde bulunmaya başlar. Bu aşama diğer aşamalara göre daha gelişmiş bir aşamadır. Çünkü tartarak ve duyarak elde edilen bilgilere, dokunarak elde edilen bilgiler de eklenmiştir.

5) Bu aşamada, malzemeler hakkında daha fazla bilgi edinmek amacıyla öğrencinin gözleri açılır.

6) Sizce kutu içerisindeki maddeler tam olarak aydınlatılmış mıdır?

7) Bilimsel gelişmelerle bu izlediğimiz aşamalar arasında bir bağlantı kurabilir miyiz?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KATILARIN ve SIVILARIN YOĞUNLUĞU

A) Bir maddenin yoğunluğu onun birim hacmi başına kütlesi olarak tanımlanır. Bir katının yoğunluğunu tayin etmek için en kolay yol, bu katıyı tartmak ve onun kapladığı hacmi ölçmektir. Bu deneyde, bir metalin farklı şekilli parçalarıyla çalışacaksınız. Her bir parçanın yoğunluğunu tayin ederek, aşağıdaki tablodaki değerler ile mukayese etmek suretiyle yoğunluğunu belirlediğiniz parçanın hangi metale karşılık geldiğini bulacaksınız.

Tablo : Bazı yaygın metallerin yoğunlukları (g/cm3)

Aluminyum                                          2,7

Kurşun                                                11,4

Magnezyum                                         1,8

Ni, Cu, Fe alaşımı                                 8,9

Çelik (Fe, %1 C)                                  7,8

Kalay                                                  7,3

Wood metali (Bi, Pb, Cd, Sn)                9,7

Çinko                                                  7,1

Deneyin Yapılışı

            Size verilen örneği analitik bir terazide hassas bir şekilde tartın. Uygun boyutlarını ölçmek suretiyle örneğinizin hacmini belirleyin. Örneğin silindirik bir örnek için, silindirin boyunu ve yarıçapını ölçün. Ayrıca örneği belli bir hacim su ihtiva eden bir mezür içerisine dikkatlice daldırmak suretiyle, taşan su hacminden örneğinizin hacmini doğrudan tayin edin. Ancak, örneğin hiç hava kabarcığına tutunmayıp tamamen su ile kaplandığından emin olmalısınız. Son olarak su ve örneğin toplam hacmini kaydedin.

Veriler

                                                           1                                  2                                  3

Örneğin kütlesi                         .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .

Örneğin boyutları                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .

Mezürdeki suyun hacmi .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .

Su ve örneğin toplam hacmi       .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .

Sonuçlar

Hesapla bulunan hacim             .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .

Deneyle bulunan hacim             .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .

Hesapla bulunan yoğunluk         .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .

Deneyle bulunan yoğunluk         .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .                      .  .  .  .  .  .  .  .  .

B) Sıvıların yoğunluğu da katılarda olduğu gibi, belli bir örneğin kütle ve hacmini ölçmek suretiyle belirlenebilir. Yoğunluk maddenin karekteristik bir özelliğidir. Sıcaklık ve basınç değiştirilmedikçe sabit kalır. Sıcaklıktaki nispeten küçük bir değişme sıvıların yoğunluğunu belirgin bir şekilde etkileyebilir. Fakat ölçülebilir bir etkiye sahip olması için basınç değişimi çok büyük olmalıdır. Bu deneyde sıvı suyun yoğunluğunu tayin edeceksiniz. Önce bu yoğunluk ve onun sıcaklıkla değişimini bilmek için, belli bir sıcaklıkta suyun bilinen bir kütlesiyle ne kadar hacim işgal edeceğine dair bilgiyi kullanabilirsiniz.

Tablo 2: Çeşitli sıcaklıklarda suyun yoğunluğu

Sıcaklık (0C)

Yoğunluk (g/mL)

Sıcaklık (0C)

Yoğunluk (g/mL)

15

0,9979

25

0,9962

16

0,9978

26

0,9959

17

0,9977

27

0,9957

18

0,9975

28

0,9955

19

0,9973

29

0,9952

20

0,9972

30

0,9949

21

0,9970

31

0,9946

22

0,9968

32

0,9944

23

0,9966

33

0,9941

24

0,9964

34

0,9938

 

Deneyin Yapılışı

            Mezürünüzü iyice temizleyin ve tartın. Mezüre yaklaşık 20 mL saf su ekleyin 0,1 mL yakınlığa kadar hacmi kaydedin. Mezür ve suyun kütlesini tartın ve kaydedin. Suyun sıcaklığını ölçün ve yoğunluğunu hesaplayınız.

            Aynı işlemleri başka bilinmeyen sıvılar içinde tekrarlayın.

Veriler

a) Mezürün kütlesi                    . . . . . . . . . .

    Mezür ve suyun kütlesi         . . . . . . . . . .

    Suyun sıcaklığı                      . . . . . . . . . .

b) Mezürün kütlesi                    . . . . . . . . . .

    Mezür ve sıvının kütlesi         . . . . . . . . . .

    Sıvının yoğunluğu                  . . . . . . . . . .

 

 

 

 

MADDENİN

ÖZELLİKLERİ İLE TANINMASI

            Her maddenin(su, şeker, tuz, gümüş, bakır, demir v.b.) belirleyici karekteristikleri veya belirli özellikleri vardır. Bu özelliklerin her madde için farklı olmasından dolayı onları birbirinden ayırdetmek mümkündür. Örneğin şeker ve tuzu ele alalım. İkisi de beyaz, katı kristalimsi, suda çözünür ve kokusuzdurlar. Fakat şeker tatlıdır, ısıtılırsa erir, yüksek ısıda kahve renğine dönüşür ve hava atmosferinde yanar.

            Tuzun tadı ise, değişiktir. Ancak çok yüksek ısıda(8000 C) erir, fakat kahve rengine dönüşmez(rengi aynı kalır). Havada yanmaz ama açık alev içinde yakılırsa keskin sarı ışık verir. Demek oluyor ki, maddelerin içsel özeliklerini ortaya çıkararak onları  tanımlamak olasıdır. İçsel özellikler, maddenin şekli ve büyüklüğüne bakmaksızın maddeye özgü olan belirtilerdir. Dışsal özellikler ise maddenin görünümünü tanımlayan hakkında fikir vermeyen belirtilerdir.

Fiziksel Özellikler

            Bir takım özellikler maddenin tanımlanmasında kullanılır. Bunlardan birinci grup: tad, koku, renk ve geçirgenliktir. İkinci grup ise erime noktası, kaynama noktası, yoğunluki akışkanlık, kırılma sayısı (indeksi) ve sertliktir. İkinci gruptaki içsel özellikler birinci gruptakilerden daha kolay ölçülürler veya rakkamlarla ifade edilebilirler. Örneğin alkol dediğimiz maddenin aşağıdaki özellikleri vardır:

 

Donma noktası

Kaynama Noktası

Yoğunluğu

Kırılma sayısı

-117.30 C

78.50 C

0,789 g/mL

1,3611

 

            Bu madde etil alkoldür. Başka herhangi bir madde bu özelliklere sahip olamaz. Bazı içsel özellikler, renk, akışkanlık, erime noktası, sertlik, yoğunluk, kırılma sayısı, özgül ısı, atom ve molekül çapları fiziksel özellikler olarak tanımlanır.

Kimyasal Özellikler

            Maddenin yalnız başına veya diğer bir madde ile etkileşerek giriş maddelerinden farklı bir maddenin veya maddelerin oluşmasına kimyasal özellik denir. Yeni oluşan madde kendisine özgü, giriş maddelerinden farklı içsel özellikler içerir. Örneğin etil alkolün yanarak karbondioksit ve su , demirin oksijen ile birleşerek demir oksit oluşturmaları ve odunun zamanla çürümesi, birer kimyasal özelliktir.

Deneyin Yapılışı

1) Bazı bileşiklerin(maddelerin) fiziksel ve kimyasal özelliklerinin belirlenmesi

            Aşağıdaki maddelerden bir spatülün ucuyla bir miktar alarak kuru ve temiz deney tüplerinizin içine koyunuz. Her madde ile 1’den 4’e kadar olan deneyleri yapınız.

Bakır sülfat(CuSO4)

Amonyumdikromat ( (NH4)2Cr2O7)

Naftalin (C10H8)

Kurşun karbonat (PbCO3)

Sodyum karbonat (NaCO3)

Kurşun nitrat ( Pb(NO3)2 )

Baryum nitrat ( Ba(NO3)2 )

Maddenin adı

Suda çözünürlük

Isının etkisi

HNO3 ile tepkimesi

NaOH ile tepkimesi

Bakır sülfat

 

 

 

 

Amonyumdikromat

 

 

 

 

Naftalin

 

 

 

 

Kurşun karbonat

 

 

 

 

Sodyum karbonat

 

 

 

 

Kurşun nitrat

 

 

 

 

Baryum nitrat

 

 

 

 

Bilinmeyen

 

 

 

 

a) Bir maddenin su içinde çözünürlüğünün saptanması

            Temiz deney tüpüne yerleştirilen madde (0,2 –0,4 g) üzerine önce yaklaşık olarak on damla su eklenir ve deney tüpü çalkalanır. Bu işlemden sonra maddenin çözünüp çözünmediği gözlenir. Eğer çözünmezse aynı miktar su eklenerek aynı işlem yapılır ve sonuç yukarıdaki çizelgeye not edilir.

b) Bir maddeye ısının etkisi

            Kuru ve temiz deney tüpüne yerleştirilen madde ile birlikte deney tüpü 450  olacak şekilde tutularak bunzen bekinde ısıtılır. Değişiklik görüldüğü takdirde bu iyice gözlemlenerek not edilir. Eğer değişiklik gözlenmezse alev biraz daha büyütülerek sonuç tespit edilir.

c) Bir maddenin seyreltik HNO3 içinde çözünürlüğü

            a şıkkında kullanılan su yerine burada seyreltik nitrik asit kullanılarak aynı işlemler tekrar edilir.

d) Bir maddenin NaOH içinde çözünürlüğü

            a şıkkında kullanılan su yerine burada seyreltik sodyum hidroksit kullanılarak aynı işlemler tekrar edilir.

 

 

 

 

 

 

MADDENİN

KORUNUMU KANUNU

            Madde çok değişik yollarla bir araya getirilebilir, ayrılabilir ya da bir diğer maddeye dönüşebilir. Bu değişimler sırasında da madde yok oluyor ya da yeni bir madde oluşuyormuş gibi görünür. Örneğin su ile dolu bir bardağın içerisine bir kaşık şeker atıldığında şekerin bir süre sonra bardağın içerisinde olmadığını görürsünüz. Ancak bu şekerin yok olduğu anlamına gelmez. Şeker molekülleri su içerisinde homojen olarak çözünmüştür. Bu olayda olduğu gibi bir tepkime sonucunda madde yoktan var edilemez ve var olan bir madde yok edilemez. Ancak bir türden başka bir türe dönüştürülebilir. Buna Lavosier kanunu veya kütlenin korunumu kanunu denir. Kütlenin korunumu, tepkime öncesi reaktantların (reaksiyona girenler) ile tepkime sonrası oluşan ürünlerin kütlelerinin kıyaslanmasıyla gösterilebilir. Kimyasal tepkimelerde madde kaybı olmaz ve fazladan kütle oluşmaz.

            Bu deneyde ilk önce kalsiyum klorür ile sodyum karbonat çözeltileri arasındaki reaksiyonu ve daha sonra elde edilen ürün (kalsiyum karbonat) ile sülfirik asit arasındaki reaksiyonu inceleyeceksiniz.

Deneyin Yapılışı

            100 mL’lik bir beherin içerisine 10 mL sodyum karbonat çözeltisi koyun. Küçük bir etiketli şişeye 3 mL kalsiyum klorür çözeltisi ve benzer şekilde ikinci bir şişeye  de 3 mL seyreltik sülfirik asit koyunuz. Beher ve şişelerin dış yüzeylerinin kuru olduğundan emin olmalısınız. Bu üç kabı aynı anda analitik terazide tartınız. Beheri teraziden uzaklaştırarak bu beherin içerisine kalsiyum klorür çözeltisi dökünüz. Beheri dikkatlice çalkalayarak meydana gelen herhangi bir değişmeyi not ediniz. Beher ve şişeyi tekrar terazinin kefesine koyun. Toplam kütleyi yeniden belirleyin

            Teraziden beheri tekrar uzaklaştırarak üzerine sülfirik asidi dikkatlice ekleyin. Beheri  çalkalayın ve reaksiyonun meydana geldiğini gösteren herhangi bir belirtiyi not edin. Reaksiyonun tüm belirtileri ortadan kalkıncaya kadar çalkalamaya devam edin. Beher oda sıcaklığında değilse sıcaklığı oda sıcaklığına düşünceye kadar birkaç dakika bekleyin. Beheri tekrar tartın.

Veriler

İlk karışmadan önceki kütle                   . . . . . . . . . . .g

İlk karıştırmadan sonraki kütle               . . . . . . . . . . .g

İkinci karıştırmadan sonraki kütle           . . . . . . . . . . .g

 

 

Sonuç

            Elde ettiğimiz veriler, bir kimyasal reaksiyondaki kütle değişimi hakkında neyi ortaya koyar?

 

Sorular

1) Kütlenin korunduğundan daha fazla emin olmak için bu deneyi nasıl değiştirebilirsiniz?

 

2) Maddelerden birisinin, bilinmeyen bir ürün vermek üzere beher veya şişenin camının bir kısmını çözdüğünü farzedersek: oluşan ürünün a) katı  b) çözülebilir ve c) gaz halinde olması durumunda bunun gözlemlerinizi ne şekilde etkileyeceğini söyleyiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

STOKİYOMETRİ

            Stokiyometri, kimyasal formül ve reaksiyonlardaki kütle ilişkileriyle ilgilenmektedir. Bu deneyde potasyum kloratın stokiyometrisini inceleyecek bir potasyum klorat-potasyum klorür karışımının analizinde bu bilgileri kullanacaksınız. Potasyum klorat, potasyum, klor ve oksijen ihtiva eden bir bileşiktir. Kuvvetlice ısıtıldığında, bileşik bozunur ve tüm oksijen uzaklaştırılabilir. Potasyum ve klor, formülü KCl olan, potasyum klorür ürünü olarak kalır. Potasyum klorat ve potasyum klorürün bir karışımı ısıtıldığı zaman; kütle kaybı, potasyum klorattan ayrılmış oksijenden kaynaklanır ve bu kayıp sizin orijinal karışımda ne kadar potasyum klorat bulunduğunu hesaplamanızı mümkün kılar. Bozunma hızını artırmak için katalizör olarak mangan dioksit kullanılır. Mangan dioksidin kütlesi bu işlem esnasında sabit kalır.

Deneyin Yapılışı

a) Temiz kuru ve küçük bir deney türüne bir parça mangan dioksit ekleyin ve tüp muhtevasını 0,1 g’lık hassasiyete kadar  tartın. Üzerine yaklaşık 1 g kuru potasyum klorat ekleyerek yeniden tartın ve karıştırmak için hafifçe çalışma masasına vurun. Tüpü yaklaşık 450’lik bir açıda bek alevinde ısıtın. Katı eridiğinde ısıtmayı arttırın ve birkaç dakika süreyle mümkün olduğunca kuvvetli bir şekilde ısıtın. Bu işlemden sonra tüpü soğumaya bırakın ve soğumuş tüpü tartın.

b) Temiz ve kuru bir deney tüpüne bir parça mangan dioksit koyarak tümünü 0,01 g hassasiyete kadar tartın. Laboratuvar görevlisinden bilinen bir potasyum klorat-potasyum klorür karışımı alın ve bu karışımın yaklaşık 1 gramını daha önce tarttığınız mangan dioksit ihtiva eden tüpe ekleyerek, tüp ve muhtevasını yeniden tartın. Karıştırmak için tüpü hafifçe masaya vurun ve karışımı yukarıda anlatıldığı gibi ısıtarak soğumaya bırakın ve son olarak tüp ve ürünü yeniden tartın.

Veriler

a) Deney tüpü ve katalizörün kütlesi                                          . . . . . . . . . . .g

    Deney tüpü, katalizör ve potasyum kloratın kütlesi                  . . . . . . . . . . .g

    Deney tüpü, katalizör ve kalıntının kütlesi                               . . . . . . . . . . .g

b) Deney tüpü ve katalizörün kütlesi                                          . . . . . . . . . . .g

    Deney tüpü, katalizör ve bilinmeyen karışımın kütlesi              . . . . . . . . . . .g

Sonuçlar

a) Kaybolan oksijenin kütlesi                             . . . . . . . . . . .g

    Potasyum klorürün (kalıntı) kütlesi                 . . . . . . . . . . .g

    Uzaklaşmış oksijenin atom-gram sayısı          . . . . . . . . . . .g

    KCl’ün mol sayısı                                         . . . . . . . . . . .g

    Orijinal örnekteki K’un atom-gram sayısı       . . . . . . . . . . .g

    Orijinal örnekteki Cl’ün atom-gram sayısı       . . . . . . . . . . .g

    Orijinal örnekteki O’in atom-gram sayısı        . . . . . . . . . . .g

    Potasyum kloratın en basit formülü                . . . . . . . . . . .g

b) Bilinmeyen karışımın kütlesi                                                  . . . . . . . . . . .g

    Kaybolan oksijenin kütlesi                                                    . . . . . . . . . . .g

    Uzaklaşmış oksijenin atom-gram sayısı                                  . . . . . . . . . . .g

    Bozunmuş potasyum kloratın mol sayısı                                 . . . . . . . . . . .g

    Orijinal örnekteki potasyum kloratın kütlesi                            . . . . . . . . . . .g

    Bilinmeyen karışımdaki potasyum kloratın kütlece yüzdesi      . . . . . . . . . . .g

 

Sorular

1) Baryumoksit (BaO) özel şartlar altında ısıtıldığı zaman oksijeni fazlasıyla toplar. 1,15 g olarak tartılmış örnek 1,27 gramlık bir ürün oluşturduğuna göre, oluşan ürünün en basit formülü nedir?

 

2) Sodyum nitrat (NaNO3) ısıtıldığında sodyum nitrit (NaNO2) oluşturmak üzere oksijen kaybeder. 0,754 g olarak tartılmış bir NaNO3 –NaNO2 karışımı ısıtıldığı zaman 0,064 g kütle azalması meydana gelmektedir. Buna göre orijinal örnekteki NaNO3 yüzdesini bulunuz.

 

3) Bu deneyde yapılabilen yaygın bir hata potasyum kloratın bozunması tam olarak gerçekleştirmemektir. Deneyin a) kısmında böyle bir hatanın olduğunu, b) kısmında ise olmadığını düşünerek; a) kısmının sonuçlarının nasıl etkileneceğini ve (a) kısmına ait bu cevabı kullanmanın, b) kısmındaki son cevabı nasıl etkileyeceğini açıklayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MAGNEZYUMUN EŞDEĞER GRAM KÜTLESİNİN TAYİNİ

            İndirgen bir maddenin bir eşdeğer gramı, avogadro sayısı kadar elektron veren indirgen madde kütlesi olarak tanımlanır. Benzer şekilde, yükseltgen bir maddenin 1 eşdeğer gramı da avogadro sayısı kadar elektron alan yükseltgen madde kütlesidir.

            Herhangi bir yükseltgenme – indirgenme reaksiyonunda, yükseltgen ve indirgenin eşdeğer gram sayıları, alınan elektronların sayısı verilen elektronların sayısına eşit olacağından dolayı, eşit olmalıdır.

            Bu deneyde, magnezyumun hidrojen iyonundan hidrojen gazı oluşturmasına ait reaksiyonunu inceleyeceksiniz. Hidrojen gazı toplanılacak ve belli bir sıcaklık ve basınçta hacmi ölçülecektir. Bu sizin oluşan H2 gazının ve dolayısıyla kullanılmış H+ iyonunun mol sayısını hesaplamanızı sağlayacaktır. H+, H2’ye indirgendiği zaman, her bir H+ iyonu bir elektron alır; bu sebeple bu reaksiyonda, H+ iyonunun bir molü 1 eşdeğergram H+ iyonuna eşittir. Böylece, oluşan H2’nin mol sayısından H+ iyonunun eşdeğer gram sayısını hesaplayabilirsiniz. Magnezyumun başlangıç kütlesini bildiginizden, bu reaksiyonda magnezyumun 1 eşdeğer gramının kütlesini hesaplayabilirsiniz.

Deneyin Yapılışı

            Bir magnezyum şeridinin yaklaşık 2 cm’lik iki parçasını 0,0001 g hassasiyete kadar ayrı ayrı olarak tartın. Tanınabilmesi için için ilkini dört kat ikincisinide üç kat katlayın ve herbirini bir tel ile şekilde görüldüğü gibi bağlayın. 500 mL’lik bir beherin yaklaşık dörtte üçünü su ile doldurun. Gaz ölçme tüpünü, bir lastik hortum ve kıskaçla kapatarak, tüpe 15 mL seyreltik hidroklorik asit ve geri kalanını da saf su ile doldurun. Magnezyum örneklerinden birini yaklaşık 5 cm’lik bir derinliğe daldırın. Tüpün ağzını elinizle kapatın ve çabucak ters çevirin ve su dolu behere daldırın. Şekilde gösterildiği gibi, tüpün ağzı tam olarak beherin tabanıyla temas edecek şekilde, ölçme tüpünü bir spora tutturun. Asit, daha yoğun bir şekilde, alt kısımlara difüzlenip, magnezyumla temas ettiği zaman gaz çıkışını gözleyebilirsiniz. Reaksiyon tamamlandığı zaman, ölçme tüpünün içi ve dışındaki su seviyeleri arasındaki farkı ve tüpteki gazın hacmini ölçün. Behere bir termometre daldırarak sıcaklığı ve ayrıca atmosfer basıncını kaydedin. Ölçme tüpü ve beheri boşaltın ve deneyi diğer magnezyum örneğiyle tekrarlayın.

Veriler

Magnezyumun kütlesi                           . . . . . .             . . . . . .

Gözlenen hidrojen hacmi                       . . . . . .             . . . . . .

Su seviyeleri arasındaki fark                  . . . . . .             . . . . . .

Suyun sıcaklığı                                     . . . . . .             . . . . . .

Atmosfer basıncı                                  . . . . . .             . . . . . .

Sonuçlar

Su sütununun civa eşdeğeri                               . . . . . .             . . . . . .

Gaz örneğindeki toplam basınç,                         . . . . . .             . . . . . .

Gaz örnekteki H2’nin kısmi basıncı                    . . . . . .             . . . . . .

SŞA’da H2’nin hacmi                                       . . . . . .             . . . . . .

H2’nin mol sayısı                                              . . . . . .             . . . . . .

İndirgenmiş H+’nın mol sayısı                            . . . . . .             . . . . . .

İndirgenmiş H+’nın eşdeğer gram sayısı             . . . . . .             . . . . . .

Yükseltgenmiş Mg+’un eşdeğer gram sayısı       . . . . . .             . . . . . .

Mg’un 1 eşdeğer gramının kütlesi                      . . . . . .             . . . . . .

Ortalama                                                                     . . . . . .

 

Sorular

1) Bir magnezyum örneğinin, reaksiyon esnasında Al3+’e yükseltgenecek olan Al’u ağırlıkça % 5 oranında ihtiva ettiğini düşünerek, bu örneğin bu durumdaki eşdeğer kütlesinin ne olacağını hesaplayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

POTASYUM NİTRAT’IN ÇÖZÜNÜRLÜĞÜ VE SAFLAŞTIRILMASI

            Çözünürlüğün sıcaklıkla değişimi tuzdan tuza değişir. Bu deneyde, potasyum nitratın çözünürlüğünün sıcaklıkla nasıl değiştiğini tayin edecek ve bu özellikten yararlanarak, renkli bir tuz ile kirlenmiş olan bir potasyum nitrat örneğini saflaştıracaksınız.

Deneyin Yapılışı

a) Geniş deney tüpünüze 5 mL su koyunuz. 8 g potasyum nitrat tartınız ve deney tüpünüze ilave ediniz. Katının tamamı çözününceye kadar yavaş yavaş ısıtınız(suyu kaynatmayınız). Termometrinizi tübe daldırınız ve soğumaya bırakınız. Yavaş yavaş karıştırınız. Katının kristallenmeye başladığı sıcaklığı kaydediniz.

            Deney tüpünüze her defasında 2 mL su ilave ederek yukarıdaki işlemleri 4 kez tekrarlayınız.

b) Görevliden bakır nitrat gibi renkli bir tuz ile karıştırılmış 10 g potasyum nitrat örneği alınız. Örneğinizde ağırlıkça %75 KNO3 olduğunu kabul ederek, bunu 750 C’ta çözmek için minimum ne kadar suyun gerekli olduğunu hesaplayınız. Örneği 100 mL’lik bir behere koyunuz ve hesapladığınız miktardan 5 mL fazla (buharlaşma kayıplarını önlemek üzere) su ilave ediniz. Bir saat camı kapatarak, katıyı çözmek için hafifçe ısıtınız. Çözdükten sonra bir musluk suyuna tutarak soğutunuz. Krsitalleri süzünüz. Kristaller henüz hunideki süzgeç kağıdı üzerinde iken çok soğuk sudan birkaç damla damlatarak yayınız. Mümkün olduğu kadar az su kullanarak, kristalleri renksiz hale gelinceye kadar bu yıkama işlemini tekrarlayınız. Elde ettiğiniz ürünü, süzgeç kağıtları arasında bastırarak kurulayınız. Tartınız ve görevliye gösteriniz. Size geri kazanma yüzdesini hesaplayabilmeniz için, örneğin başlangıç bileşimini söyleyecektir.

Veriler

a) Kristallerin görülmeye başladığı sıcaklık

1) 8 g KNO3 + 5 g H2O                        . . . . . . . . .

2) 8 g KNO3 + 7 g H2O                        . . . . . . . . .

3) 8 g KNO3 + 9 g H2O                        . . . . . . . . .

4) 8 g KNO3 + 11 g H2O          . . . . . . . . .

5) 8 g KNO3 + 13 g H2O          . . . . . . . . .

b) Ürünün ağırlığı                      . . . . . . . . .

 

 

 

Sonuçlar

a) Doygun çözeltinin molalitesini sıcaklığa karşı grafik ederek, potasyum nitratın çözünürlük eğrisini çiziniz.

b) Başlangıç karışımında KNO3’ın kütlesi

c) Geri kazanma yüzdesi

 

Sorular

1) Elde ettiğiniz çözünürlük eğrisinden yararlanarak, KNO3’ın çözünmesinin ekzotermik yada endotermik olduğuna karar veriniz. Bu sonuca göre, iyonların hidrasyon enerjisi ve örgü enerjisinin nisbi büyüklükleri hakkında ne söyeleyebilirsiniz?

 

2) Aşağıdaki olayların, elde ettiğiniz soğuma eğrisine nasıl etki edeceğini izah ediniz

a) suyun bir kısmının buharlaşması ve b) kristallenmeden önce aşırı soğuma

 

3) Çözünürlük eğrinizi kullanarak ve sıcaklığı ve yıkama suyunun hacmini de tahmin ederek KNO3’ın teorik verimini hesaplayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DONMA NOKTASI DÜŞÜŞÜNDEN FAYDALANARAK MOLEKÜL AĞIRLIĞININ TAYİNİ

Bir çözünen bir çözeltiye ilave edildiğinde, genellikle, çözücünün donma noktası düşer. Belli bir çözücü için, donma noktasında ki düşme, içinde çözünmüş bulunan taneciklerin derişimi ile doğru orantılıdır. Bu deneyde çözücü olarak kullanılan naftalinin donma noktası, 1000 g naftaline düşen çözünenin herbir molü için 6,90 C düşer. Bu deneyde bilinen miktarlarda kükürt ve naftalin ihtiva eden bir çözeltinin donma noktasını belirlemek suretiyle, naftalin içinde çözünmüş bulunan kükürdün molekül ağırlığını tayin edeceksiniz. Donma noktasındaki düşmeden faydalanarak 1000 g naftalinde çözünmüş taneciklerin mol sayısını hesaplayabileceksiniz. 1000 g naftalin başına düşen kükürdün ağırlığını bildiğinize göre, 1 mol kükürdün ağırlığını hesaplayabilirsiniz.

 

 

Deneyin Yapılışı

            Şekilde gösterilen düzeneği kurunuz. İki delikli tıpaya termometreyi yerleştirirken dikkatli olunuz (güzelce yağlayınız, ellerinizi korumak için bir bez parçası kullanınız ve ellerinizi birbirine yakın tutunuz). 700’nin üzerindeki sıcaklık sıkalasının görünüp görünmediğinden emin olunuz.

            Önceden tartılmış bir kağıt üzerinde 0,1 g hassasiyetle 20 g naftalin tartınız ve geniş deney tüpüne dikkatlice dökünüz. Naftalin eriyinceye kadar ısıtınız.

            Sonra, beki uzaklaştırınız ve naftalini soğunaya bırakınız. Sürekli karıştırınız ve 850 C’tan başlayarak 750 C’a kadar her dakika sıcaklık okumalarını kaydediniz. Beki tekrar beherin altına koyunuz ve kükürdü tartarken suyu sıcak tutmaya yetecek şekilde alevi ayarlayınız.

            Her kenarı yaklaşık 5 cm olan bir kağıt parçası alarak, köşegenleri boyunca kıvırınız. Bu işlem tartım esnasında maddenin dökülmesini önler. Kağıdı tarttıktan sonra, bu kağıt üzerinde 2 g kükürt tartınız.

            Eğer gerekirse, naftalin eriyinceye kadar beherdeki suyu tekrar ısıtınız. Tüpün ağzındaki tıpayı yavaşça yukarı kaldırınız ve kükürdün hepsini, erimiş naftalin üzerine dikkatlice ilave ediniz. Tıpayı tekrar yerine koyunuz ve tüm kükürt çözününceye kadar hızla karıştırınız(eğer kükürdün tamamı çözünmezse termometre-karıştırıcı kısmını çıkarıp, kükürt-naftalin karışımını, renk yok oluncaya kadar bir bunzen beki üzerinde dikkatlice ısıtınız. Aşırı ısıtmayınız; yanıcı olan naftalin buharının ateş alma tehlikesi vardır. Kükürt-naftalin çözeltisini ihtiva eden deney tüpünü yerleştiriniz. Bir dakika kadar bekledikten sonra termometre-karıştırıcı kısmını yerleştiriniz(DİKKAT ! termometre  skalasına bakınız; civa çizgisinin çok yükselme tehlikesi varsa, termometreyi derhal geri çekiniz). Beki uzaklaştırınız ve kükürt naftalin çözeltisini soğumaya bırakınız. Sürekli olarak karıştırınız ve 850 C’tan 700 C’a kadar her dakika termometreyi okuyup kaydediniz.

 

(deneyin sonunda deney tüpünü temizlerken, naftalini tamamen eriyinceye kadar ısıtınız. Termometreyi, skalasının üzerine ısıtmamaya dikkat ederseniz, bu işlemi bir bekin sarı alevinde yapabilirsiniz. Tıpayı çıkarınız ve erimiş naftalini buruşturulmuş bir kağıt tomarı üzerine dökünüz. Naftalin karıştırıldığı zaman, kağıdı ve katı naftalini çöp sepetine atınız; sıvı naftalini lavobaya dökmeyiniz.)

Veriler

Kağıdın kütlesi                                                 . . . . . . . . .

Naftalin ve kağıdın kütlesi                                 . . . . . . . . .

1 dakika aralarla, soğuyan naftalinin sıcaklığı      . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Kağıdın kütlesi                                                 . . . . . . . . .

Kükürt ve kağıdın kütlesi                                  . . . . . . . . .

1 dakika aralarla, soğuyan çözeltinin sıcaklığı      . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Sonuçlar

Soğuyan naftalinin sıcaklığının, zamana karşı grafiğini çiziniz (sıcaklık düşey eksene, zaman yatay eksene)

Saf naftalinin donma noktası                                         . . . . . . . . .

Soğuyan kükürt-naftalin çözeltisinin sıcaklığının, zamana karşı grafiğini çiziniz.

Çözeltinin donma noktası                                              . . . . . . . . .

Donma noktasındaki düşme                                          . . . . . . . . .

1000 g naftalin başına düşen kükürdün mol sayısı

(= donma noktasındaki düşme / 6,9)                              . . . . . . . . .

Çözeitideki naftalinin kütlesi                                          . . . . . . . . .

Çözeltideki kükürdün kütlesi                                          . . . . . . . . .

1000 g başına düşen kükürdün kütlesi                            . . . . . . . . .

1 mol kükürdün kütlesi                                                  . . . . . . . . .

Çözeltideki kükürt molekülünün formülü             . . . . . . . . .

 

SAFLAŞTIRMA YÖNTEMLERİ

            Kimyada elde edilen bileşikleri   saflaştırmak çok önemli bir işlemdir. Bu önemli saflaştırma yöntemlerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.

a) Destilasyon yöntemiyle saflaştırma

b) Süblümasyon yöntemi ile saflaştırma

c) Bölge-eritmesi yöntemi ile saflaştırma

d) Kromatografi yöntemi ile saflaştırma

e) Kristalizasyon yöntemi ile saflaştırma

Bu deneyde kristalizasyon yöntemiyle bir bileşiğin nasıl arıtıldığını inceleyeceğiz.

            Bu yöntem herhangi bir maddenin (çözünen maddenin) bir çözgende çözünürlüğüne dayanır. Çözünen maddenin katı olması ve sıcaklık arttırıldığı zaman, çözgende çözünmesi gerekir. Buna göre kristalize edilecek madde oda sıcaklığında çözgende çözülmeyeceği için, madde çözeltiden doymuş olduğu sıcaklıkta kristallenir.

            Herhangi bir artık (kir) içeren bir madde kristalize edildiği zaman, artık maddenin çözgenin içinde kalması gerekir. Ancak bu durumda kristalize edilen madde kirden arınmış olur. Öyleyse, bir katı maddeyi kristalizasyon yöntemiyle saflaştırmak uygun bir çözgenin seçilmesiyle mümkündür.

Deneyin Yapılışı

            Kristalize işlemine başlamadan önce stearik asidin erime noktasını saptayınız. Stearik asidi kristalize etmek için 2 g CH3(CH2)16COOH alınız. 10 mL benzende ısıtarak çözünüz. Çözülmezse biraz benzen daha eklenir. Bütün stearik asit çözündükten sonra soğumaya bırakılır. Kristalizasyon işleminden sonra stearik asidin erime noktasını saptayınız.

Destilasyon

            Destilasyonun amacı karışımdan saf sıvı veya diğer maddeleri elde etmektir. Karışım, buharlaşmayan katıların bu sıvı içindeki çözeltileri olduğu zaman, basit bir destilasyonla buharlaşmayan katılar sıvıdan kolayca ayrılırlar. Örneğin, içinde NaCl veya CaCl2 çözünmüş bir su destilasyona tabi tutulduğu zaman su buharlaşır ve tekrar yoğunlaşarak saf halde elde edilir. NaCl veya CaCl2 destilasyon kabında katı olarak kalır.

            Laboratuvar koşullarında kullanılabilecek basit bir destilasyon cihazı şekilde görülüyor. Destile edilecek karışım destilasyon düzeneğine konarak ısıtılır. Sıvının buharı su ile soğutulmuş bir soğutucudan geçerek tekrar yoğunlaşır ve toplama kabında toplanır. Destilatın aynı kapta toplanmasına sıcaklık aynı kaldığı müddetçe devam edilir. Destilasyon sıcaklığının aynı kalması, istenen maddenin destilasyonunun devam ettiğini gösterir.

            Kaynama noktaları diyağramından görüleceği gibi tek bir destilasyonla, bir veya daha fazla, buharlaşabilen sıvıların karışımı birbirinden tam olarak ayrılamaz. Ancak bir seri destilasyon sonunda daha kolay buharlaşabilen maddece daha zengin bir destilat elde edilir.

1) Çözünen fakat buharlaşmayan tuz içeren suyun saflaştırılması

Deneyin Yapılışı

            Destilasyon kabına yaklaşık 3 gram NaCl koyunuz ve üzerine 50 mL saf su ilave ediniz. Şayet tuz 50 mL suda çözünmezse daha fazla su ilave ediniz. Şekilde görüldüğü gibi destilasyon düzeneğini kurunuz. Soğutucudan geçen suyun hızını ayarlayınız. Fazla hızlı su akması, boruların çıkmasına sebep olabilir. Su hızının normal şekilde veya yavaş akması uygun olur. Su soğutucunun alt kısmından girip üst kısmından çıkacak şekilde bağlantı yapılmalıdır. Yaklaşık 15 mL su elde edinceye kadar destilasyona devam ediniz. Destilasyon sonunda elde ettiğiniz su ile başlangıçta destilasyon kabında bulunan suyun tadını karşılaştırınız.

2) Çözelti halinde bulunan etil alkol ve suyun birbirinden ayrılması

Deneyin Yapılışı

            Bu deney için yukarıda kurmuş olduğunuz destilasyon düzeneğini kullanabilirsiniz. Destilasyon kabına 10 mL etil alkol ve 50mL saf su ilave ediniz. Karıştırdıktan sonra destilasyon için gerekli bağlantıları yapınız. 10 mL destilatı bir mezürde toplayarak destilasyon sıcaklığını not ediniz. Bu 10 mL’lik destilatı bir kaba boşaltarak 2. 10 mL destilatı aynı mezürde toplayınız ve destilasyon sıcaklığını not ediniz. Aynı şekilde 3. ve 4. 10 mL’lik destilatları da toplayarak, herbirinin destilasyon sıcaklığını not ediniz.

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR

1) Deneysel Kimya, Alkan, M., Gürses, A., Bayrakçeken. S., Demir, Y., Kültür ve Eğitim Vakfı Yayınları, 1997.

 

2) Temel Kimya Laboratuvarı, Özcan, M., Hatiboğlu Yayınevi, Ankara, 1988.

 

3) Genel Kimya Laboratuvarı, Çolak, N., Özdemir, C., ABC Matbacılık San. Tic. Ltd. Şti, 2002.

 

4) http://www.kimyaokulu.com